Kur’an-ı kerim’de şefaate iki bakımdan yer verilir.birincisi,müşriklerin ALLAH katında yardımcı olsunlar diye putlara tapmalarıve onların şefaatini ummalarıdır.bu bağlamda kur-an şefaatin ALLAH’ın hükümranlığı ve tevhidiyle doğrudan ilgili olduğuna dikkat çekmiş,şefaatin tamamen ALLAH a ait olduğunu vurgulamış ve O’ndan başkasının şefaatini reddetmiştir.
ikincisi”ALLAH ın izni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir?” (bakara suresi 255) ayetinde işaret edildiği gibi ALLAH ın iznine bağlı olarak ahirette günahkar müminlerin affedilmesi,günahı olmayanların daha yüksek bir dereceye erişmeleri için peygamberlerin ve meleklerin şefaat etmesidir. bu durumda şefaat ALLAH ın razı olduğu kimseler hakkında ALLAH ın izniyle gerçekleşecektir.ALLAH ın rızalığıda ALLAH a inanıp O’nu ibadete layık gördüğü halde ibadet ve amellerinde noksanlık olan kimseler içindir.HZ. peygamber’e kıyamet gününde şefaate nail olacak mesut insanlar kimlerdir?diye sorduğunda ”gönülden inanarak ‘ALLAH tan başka ilah yoktur’ diyendir”(buhari,ilim 3/33.)buyurmuştur.dolayısıyla ahirette şefaat edilmesi için ALLAH ın rızasını hak etmek dünyada iken ALLAH inanmaya ve imanlı olarak vefat etmiş olmaya bağlıdır.
ALLAH ın razı olmadığı kafir ve münafıklar için ise şefaat söz konusu değildir.”onlar O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler”(enbiya suresi 28)”artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez”(müddesir suresi 48).
14 Kasım 2007 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder